Hava soğuk değil buz gibi, değil dışarı çıkmak insanın yorganının altında çıkası gelmiyor.

Hafta sonu miskinliği, geç kalkıyorum. Uzayan bir kahvaltı sonrası atkımı takıyorum ve sokaktayım.

Hava karanlık gibi sabahın onbirinde, fırına gidiyorum. Fırıncının 15 yaşlarındaki çırağı karşılıyor beni:

-Abi maça mı? …… Çalışıyorum bu hafta gelemeyeceğim ama Brezilya’lı oynasan kesin kazanırdık, diyor.

Gülümseyerek vedalaşıyoruz. Gazete de almam gerekiyor. Reşit abiyle ayak üstü bir sohbet. Antalya’da ki final maçına eşinden kaçarak nasıl gittiğini anlatıyor Fonda geçen haftanın süper lig özetleri,biz Göztepe’yi konuşuyoruz.

Eve emanetleri bırakıp, stadın yolunu tutuyorum. Emanetler ekmek ve gazete…

Hava gittikçe soğuyor,”Uğrunda Ölmeye Geldik” demiştik Antalya’da şimdi pisi pisine öleceğiz soğuktan.

Maç öncesi Alsancak’ta bir iki tur,adettendir.Ekip toplanıyor yine.

Stadın önü kalabalık,4 minübüs Ödemiş’liler geçiyor o sırada. Deplasman yapmışlar…

Yaş ortalaması 20’yi geçmeyen müthiş bir kalabalık var kapalıda.

Neden?

Roberto Carlos’un oynadığı bir takımı tutmak yerine buradalar,zoru seçmişler, “Arma nerdeyse taraftarı peşinde”….

Mantıkla değil yürekle açıklanabilecek bir sevda,kuralı yok,sonu yok,başı yok.

Maç mı nasıldı? Amatördü…

Göztepe aşkıyla herkes ayağa…

Farkında mısınız bilmiyorum ama İzmir’de derinden bir tarih yazılıyor, onurlu bir mücadele filizlerini veriyor.

İzmir’in gençleri İzmir’e sahip çıkıyorlar. Bu kentin onurlu geçmişini ayakta tutuyorlar.

Siz hala neyi bekliyorsunuz?

 

18.02.2008