Ankara’nın susuzluktan kırıldığı kavurucu yaz ayları. Vatandaş isyanlarda…

Yetkililer mahalle denetimine çıkmışlar, vatandaşların dertlerini dinliyorlar…

-Siz bu yazın kurak geçeceğini bilmiyor muydunuz? Neden önlem almadınız?

-Federasyon zaten sınırsız yabancıya izin vermedi ,siz bu çark nasıl dönüyor biliyor musunuz? Takımın bir deplasmana gitmesi  100 milyar, bir tane sponsorumuz yok, destek olacağınıza köstek oluyorsunuz.

-En büyük Ankara Büyük Şehir Belediye Spor, başkanım her zaman yanınızdayız.

Çok değerleri  siyaset adamı, büyük başkan Ahmet Priştina’yı  saygı ve özlemle anıyorum.

Göztepe’nin 2. Basketbol liginde şampiyonluğa oynadığı seneydi. Son maça kadar nefes nefese geçmişti şampiyonluk yarışı. İzmir Büyükşehir Belediye basket  takımının Karşıyaka’lı sporculardan oluştuğu haberleri ortamı germişti ama iki takım o senenin sonunda kol kola birinci lige çıkmışlardı.

Priştina şampiyonluktan hemen sonra bu takımı dağıttı ve tarihe geçecek olan açıklamasını yaptı: “Belediyelerin hizmet verdikleri kentin spor kulüpleri ile profesyonel rekabetin içinde olması hiç mantıklı değil”

Turkcell süper ligine baktığınızda,canım ülkemin en büyük ve en sorunlu iki kentinin belediyelerinin takımının olduğunu görüyoruz. Yazın suyu olmayan kentin belediyesi yine o kentte amacı  sadece gençlere spor yaptırmak olan kulüplere rakip oluyor.

Birileri bana bunun mantığını açıklayabilir mi?

Sadece sportif başarı lig atlamak için yeterli olabilir mi?

Maçlarını ortalama 500 kişiye oynayan 5 takımın olduğu lig “Süper” olabilir mi?

Forvette oynayan İbrahim Akın İstanbul’un trafik sorununa çare olabilir mi?

18.03.2008