|
Aydın ENGİN
aengin@doruk.net.tr
(22.5.2001) Cumhuriyet Gazetesi
"Birinci Lige Hoş Geldik"
" Dünden bu yana tebrikleri
kabul ediyorum.
Hayır hayır... Tırmık'larla
Türkiye'nin düşün ve felsefe ve
siyaset ve ekonomi yaşamına
yaptığım benzersiz katkılardan dolayı
gelen okur tebriklerinden söz
etmiyorum. Onlar benim için sıradan.
Günde 85-90 bin dolayında
mesajdan oluşan kutlama ve tebrik yağmurunu
kanıksadım. Değinmeye değmez.
Hayır, Oya Baydar'ın bugüne dek
galiba hep "erkek" yazarların
kazandığı "Orhan Kemal Roman
Ödülü" dolayısıyla gelen ve fakat Oya
Baydar İstanbul dışında
olduğundan "eş durumu" nedeniyle bana
iletilen tebriklerden de söz
etmiyorum.
Göztepe'den söz ediyorum,
Göztepe'den!..
Haberiniz yok mu? Göztepe
ikinci ligden birinci lige çıkma
yarışında ipi en önde göğüsledi.
Gelecek yıl Türkiye birinci ligi
şenlenecek ve tabii kalite
kazanacak.
Bundan kimilerinizin haberi
olmaması doğal. Çünkü anlı şanlı
spor medyamız nedense yükselme
grubunun şampiyonundan değil de
ikincisinden,
Diyarbakırspor'dan söz etmeyi yeğledi.
Bizim Cumhuriyet'in spor
sayfası bile manşetini "Diyarbakır
ve
Göztepe Süper Ligde" diye atmış.
Başlığı okuyan, Diyarbakırspor
birinci olmuş, Göztepe ise
ancak onun ardından geliyor sanacak.
Bunun Cumhuriyet Spor
Servisi'ndeki fesat ve habis unsurlar
tarafından bana yöneltilmiş bir
saldırı olduğunun farkındayım. Ama
şampiyon bir takımın bağnaz bir
taraftarı olarak olgunluğumu koruyor
ve değinmeye bile değer
bulmuyorum.
Bu arada iflah olmaz Fenerbahçe
fanatiklerinden Genel Yayın
Yönetmeni İbrahim Yıldız ile
yazıişleri editörlerinden Mehmet Sucu ve
2500 yıldan beri Cumhuriyet
Spor Servisi'nin komutanlığını yapan
Abdülkadir Yücelman'ın dün
gazeteye gelirken kazaklarının altına sarı-
lacivert forma giydikleri,
ancak Gaziantep'teki maç sonucu belli
olunca, kazaklarını çıkarmadan,
o sıcakta buram buram terlemek
zorunda kaldıklarına, akşam da
Abdülkadir Yücelman'ın yüksek şekerine
rağmen kahrından bir otuzbeşlik
rakı devirdiğine ilişkin bilgilerimi,
haber değeri taşımadıkları için
sizlere iletmeye gerek görmüyorum.
* * *
Galatasaray'ın bu yıl
başardığını bundan 34 yıl önce başarmış,
Avrupa'nın en iyi dört takımı
arasına girmiş Göztepe'nin doğma büyüme
bir yandaşı olarak, elbet zafer
sarhoşu olacak, taşkınlık yapacak,
ona buna hava atacak değilim.
Dudaklarımda olgun bir gülümseme ve
belli belirsiz bir gülümseme
ile tebrikleri
kabul etmekle ve " Mühim
değil, biz alışığız" gibisinden
alçakgönüllü yanıtlarla yetiniyorum.
Ama size itiraf etmeliyim,
gerek Cumhuriyet'teki, gerekse
NTV'deki sabah toplantıları
bundan böyle benim için epey keyifli
geçecek.
Aylardır (hatta yıllardır)
sabah toplantılarında siyaset,
ekonomi, dış politika, kültür,
sanat gibi "önemsiz" konular ele
alındığında susan "ağır
toplar"ın, sıra spora (yani futbola, çünkü
spor deyince yalnız ve yalnız
futbol anlıyorlar) gelince bülbül
kesildiklerine çok tanık oldum.
Konuşulan da şampiyonun
Fenerbahçe mi, Beşiktaş mı,Galatasaray
mı olacağından ibaretti.
Ve hemen her toplantıda bir
punduna getirip, suratlarında
alaycı bir gülücükle bana dönüp
sordular, laf çarptırdılar.
- Abi sen hangi takımı
tutuyordun?
- Göztepe
- Yok yok.. nerede oturduğunu
sormuyoruz. Hangi futbol
takımını tutuyorsun?..
Anlıyorsunuz.
Akılları sıra İstanbul'un
sonradan olma semti Göztepe'yi
işaret edip benim Göztepe'mi
küçümseyecekler.
N'eylersin, ikinci ligdeydik.
Boynumuz bükük. Kükreyip, "Sizin
Göztepe dediğiniz İstanbul
semtinin olduğu yerde inekler otlar,
bahçıvanlar marul ve hıyar
yetiştirirken, İzmir Göztepe'sinde sirtaki
ile zeybek nağmeleri birbirine
karışıyor, ince bir mimarinin ürünü
yalılarda Akdeniz kültürünün
çiçekleri açıyordu" diyemiyordum.
Ardından küçümseyici bir
gülüşle eklemek istiyor ve fakat
ekleyemiyordum:
- Delikanlılar, herifler
dinleyin! Karantina'dan İnciraltı'na
uzanan daracık sahil şeridinde
doğan her çocuk "Anne, baba, mama"
demeden önce "Göööz, Göööz,
Göztepe" diye konuşmaya başlar, haberiniz
var mı?..
Diyemiyordum tabii...
Ama dünden beri diyebilirim.
Gel gör ki hepsi çenelerini
kıstılar, sustular.
Ben de vakur bir suskunlukla
onlara bakıp keyifle ve pis pis
sırıtıyorum...
Birinci lige hoş geldik ve
birinci lige kök salmaya geldik...
|