|
İnadına Göztepe
Yiğiter Uluğ(http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=30881 )
04/03/2002
Göztepe Teknik Direktörü Ümit Kayıhan, Lucescu'nun
Liverpool'da Galatasaray'a, özellikle ikinci yarıda
oynattığına çok benzer bir oyunla çıkmıştı sahaya. Servet
Arif'le, Emre de Radu Niculescu'yla adam adama oynarken, en
geride Erkan'ın toparladığı defans ve orta alan birbirine
olabildiğince yakın oynuyor, bu kalabalık Hasan ve Berkant'a
basarak, forveti beslemesi beklenen bu isimleri rahatsız
ediyordu. Göztepe bir de rakip kaleye ilk gidişinde,
Tayfun'un ayağından güzel bir gol bulunca iyiden iyiye
kapandı. 8. dakikadaki bu gol Tayfun'un orta saha çizgisini
ilk geçişiydi aslında.
4-4-2 dizilişinde Ergün'ü en arkadaki dörtlünün soluna çeken
Galatasaray, orta sahada top yapacak, adam eksiltecek bir
görüntüden çok uzaktı ilk 45 dakika boyunca. Öyle ki ilk
tehlikeyi 34. dakikada Berkant'la yaratabildiler, heyecandan
bütün gece uyumadığı söylenen genç kaleci Bora'nın
kalesinde. Berkant'ın 38'deki şutu ise direkten dışarı
gitti.
İlk yarı biterken Hasan Şaş'ın başrolü oynadığı bir pozisyon
Galatasaray'a gol getirmedi ama aklını başına getirebilecek
fırsatlar sundu. Hasan 3 Göztepeliyi çalımlarla geçerken,
adam markajı yapmakla görevli olanlar Hasan'a müdahele
etmekle adamlarını tutmak arasında kararsız kalıp, birer
iskambil kağıdı gibi devrildiler. Ama Galatasaraylı
oyuncunun son vuruşu çok kötüydü.
Lucescu'nun öğrencileri anlattığım bu pozisyonun bir ders
olduğunu ıskaladılar. Rumen teknik adam da 60. dakikada
sahanın en çok şut çeken oyuncusu Berkant'ı çıkarıp,
Göztepe'nin defans duvarını delme konusunda çok ciddi bir
hata yaptı. Rakip ceza alanında kalabalık etmekten başka işe
yaramayan Niculescu'yu oyunda tutması, daha sonra
Victoria'yı oyuna sürüp Ergün'ü orta alana kaydırmasıyla
bile telafi edilemeyecek bir büyük yanlıştı.
Göztepe tıpkı ilk golde olduğu gibi sağ kanadından Göksel'i
çok güzel kaçırarak Mustafa'yla farkı ikiye çıkardı 74'te. Ve 'İnadına Göztepe'
pankartıyla maçın başından beri çılgınca takımlarını
destekleyen yaklaşık 48 bin taraftarına belki de hiç
ummadıkları bir armağan verdi. Türkiye'nin hiçbir yerinde
evsahibi takım İstanbul'un üç büyük takımına 10'e 1'lik bir
seyirci üstünlüğü kuramaz Göztepe dışında.
Bu neyin inadıydı anlayamadık. 'İlk yarıda İstanbul'un Üç
Büyükler'i ile yaptığı üç maçta toplam 15 gol yiyen bir
takımın inadı herhalde' diye yorumladık. Gerçek şu ki
Göztepe'nin inadı ligin zirvesine ve gelecek hafta Sami
Yen'de oynanacak derbiye bambaşka bir heyecan getirdi. |